İçeriğe geç

Kırk haramiler gerçek mi ?

Kırk Haramiler Gerçek Mi?

Kayseri’nin soğuk bir akşamında, akşam yemeğimi yerken babamın bir lafı aklıma takıldı. “Kırk haramiler gerçekti, bir zamanlar,” dedi. Cümlesinin içindeki anlam o kadar derindi ki, sadece “gerçekti” kelimesi değil, sesindeki ton bile beni fazlasıyla düşündürmüştü. Çocukken masallarda anlatılan bu figürler, bana hep uzak, hayal ürünü, bir tür korku unsuru gibi gelmişti. Ama o akşam, babamın söyledikleri ve gözlerindeki derinlik, “Kırk haramiler” meselesinin aslında sadece bir masaldan ibaret olmadığını hissettirdi. Gerçekten de, Kırk haramiler gerçek mi? sorusu, kafamda dönüp durdu.

Bir Masal, Bir Gerçek: Çocukluğumdan Hatırladıklarım

Çocukken, Kayseri’nin eski mahallelerinden birinde büyüdüm. O yıllarda her sokak başında bir masal anlatılır, her evin içinde bir hikaye vardı. Kırk haramiler de bu masalların içinde en çok korkutulan figürlerden biriydi. Hatta hatırlıyorum da, annem gece uyumadan önce hep “Kırk harami gelir, seni alır” diyerek beni korkutmaya çalışırdı. O masaldan bu kadar korkmamın sebebi, belki de bilmediğim bir şeylere olan korkumdu. Kırk harami, bir anlamda bilinçaltımda, gizemli, tehlikeli ve bilinçli olarak bir tehdit unsuru gibi yer etmişti. O yıllarda Kırk haramilerin gerçek olduğuna inanır mıydım? Tabii ki hayır, ama bir yandan da bir tuhaflık vardı. “Gerçek” dedikleri şeyi hep uzak bir şey olarak düşünmüştüm.

Hikayeleri, masalları her zaman geçiştirirdim, ama o akşam babamın söyledikleriyle her şey değişti. Belki de Kırk haramiler gerçektir, diye düşündüm. Babamın o cümlesi içimdeki bir şeyleri uyandırdı. Gerçekten de bir zamanlar, toplumu ezen, kimseyi düşünmeyen ve kendi çıkarları için her türlü yolu mubah gören insanlar var mıydı? Ve bu insanlar, hala bir şekilde etrafımızda mıydı?

Babamın Hikayesi: Bir Gerçek ve Bir Yalnızlık

Babama, “Kırk haramiler gerçek miydi?” diye sordum. Babam gözlerini kısıp bana bakarak, derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı. “Gerçek,” dedi, “ama anlatmak zor. Yıllar önce, burada, Kayseri’de, halkı ezen çok güçlü adamlardan bahsediliyordu. Onlar sadece ‘kırk harami’ olarak değil, bu kasabanın her köşesinde duyulan, korkulan birer figür haline gelmişti.” Gözlerinde bir hayal kırıklığı belirdi. O an, içinde yaşadığı bu geçmişi anlatırken, babamın aslında bir tür yalnızlık yaşadığını fark ettim. Bu insanların yaptığı kötülüklerin, sadece ekonomik değil, toplumsal ve psikolojik anlamda da büyük tahribatlara yol açtığını düşündüm.

Babamın çocukluk yıllarındaki hikayeleri, Kırk haramilerin aslında birer çete gibi çalıştığını, halkın parasını, emeğini, en temel haklarını yok sayarak yaşadığını gösteriyordu. Benim için bir anda Kırk haramiler masaldan çıkıp, gerçek bir tehdit haline gelmişti. Babamın anlattığı bu karanlık, baskıcı dönem, sadece bir geçmişin acılarını değil, aynı zamanda insanların ruhunda bıraktığı izleri de ortaya koyuyordu. Bu haramilerin, hayatta kalan insanlara sadece maddi değil, manevi de büyük zararlar verdiğini fark ettim.

Gerçekten De Gerçek Mi? Yaşadıklarımızın İzleri

O gece uyumadan önce, kendi içimde büyük bir kafa karışıklığı vardı. Kırk haramiler gerçekten de sadece bir masal mıydı? Yoksa yaşadığımız dünyada, toplumda hala bu tür insanlar var mıydı? Düşüncelerim arasında kaybolmuşken, babamın söyledikleri aklımda çınlamaya devam etti. Hani o güçlülere boyun eğmeyen, halkı ezen ve her şeyin üstesinden gelmeye çalışanlar vardı ya, belki de onlar hala etrafımızdaydı. Belki de, sadece adları değişmişti, belki de Kırk haramilerin yüzleri şimdi siyasetçiydi, zengin işadamlarıydı ya da medyada en güçlüleri temsil edenlerdi. Ama her birinin, halkı sömürmek için bir yol aradığı kesindi.

Hayal Kırıklığı ve Umut: Kırk Haramiler ve Biz

O günden sonra, Kırk haramiler kelimesi bana yalnızca korku ve karanlık bir geçmişi hatırlatmadı. Aynı zamanda bir umudu, toplumsal adaletin sağlanmasının gerekliliğini de düşündürdü. Bu insanların yaptıkları, sadece geçmişin değil, bugünümüzün de izlerini taşıyor. Ama belki de bu soruyu sorarak, ne kadar güçlü olursak olalım, adaletin bizlerin elinde olduğunu fark ettim. Kırk haramiler gibi güçlü ve acımasız figürlerin, aslında onları durdurabilecek bir gücün olmadığı bir toplumda varlık gösterdiğini gördüm. Ama belki de bugün, adaletin sesi daha güçlü, daha net çıkıyor.

Hayal kırıklığı ve umut arasında sıkışmışken, Kırk haramiler gerçek miydi sorusu daha da derinleşti. Bu gerçekliği görmek, bu insanları durdurmak bizim elimizde. Belki de Kırk haramiler artık geçmişin gölgesi, ama onların yaptıkları yanımıza kalmamalı. Çünkü bizler, onların yaşattığı adaletsizliğe karşı durmak zorundayız. Ve bir gün, bu tür kötülükler gerçekten sona erecekse, işte o zaman tüm Kırk haramiler gerçekliğini kaybedecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş