İçeriğe geç

Ahlak nedir karakter ve değer eğitimi ?

Ahlak Nedir? Karakter ve Değer Eğitimi Nasıl Olmalı?

İzmir’de yaşıyorum ve, evet, herkes gibi bazen derin derin düşünüyorum. Ama aynı zamanda “hayatta ne işim var ben burada?” sorusunu her sabah aynada kendime sormadan da edemiyorum. Çünkü… İşte! Bu kadar yoğun bir yaşamda ahlak, karakter ve değerler meselelerini ciddi şekilde sorgulamak gerekiyor, değil mi? Yani, bir yerde de ciddi olmalı. Ama, kendi içimde bazen “ah, şu an bu ne kadar derin bir soru!” diye düşünürken, birden ‘o neydi?’ diyerek aklıma gelen ahlaki bir mesele yüzünden gülüp geçiyorum. Peki ama, bu ciddiyet ve mizah arasında nerede durmalıyız? Bu yazıda tam da o ince çizgide gezineceğiz!

Ahlak Nedir?

Ahlak, bazılarımız için “yapma, yeme, gitme” gibi evdeki sürekli uyarılarla sınırlı bir kavram olabilir. Evet, bu “ahlak”, aslında insanın doğru ve yanlış arasında seçme yapabilme kapasitesidir. Bu, sadece toplumsal düzenin işleyişi için değil, bazen içsel huzuru bulmak için de gereklidir. Hani her an düşüncelerinizi oradan oraya savururken, bir şekilde dönüp ahlaki değerler üzerinden kendinizi de sorgulamanız gerekebilir. “Bunu yapmam doğru mu?” ya da “Ya şu insanı bu kadar fena anlamadan yargılayıp duruyorum ama…” gibi sorular… Evet, ahlak işte bu tür anlarda devreye girer.

Ama, bu kadar kafa karıştırıcı ve derin bir mesele de, aynı zamanda bir yandan da şahane komik olabiliyor. Mesela, geçenlerde arkadaşım Efe’nin yaptığı bir şeyi düşündüm; adam tam anlamıyla ahlaki bir hataya imza atıp, aynı anda bana 5 dakikalık motivasyon konuşması yapıyordu. “Yani bak, doğru bildiğimiz yanlışlar da bazen hayatta iyiliğe dönüşebilir, bu da bir bakış açısı, arkadaşım!” diyordu. Ben de iç sesimle: “Efe, sen 2 saat önce önümdeki pizza kutusunu çalmadın mı?” diye düşünüyordum. Sonuç: İnsan karakterini geliştirirken bazen kendi ahlakına karşı da komik bir şekilde aykırı olabiliyor!

Karakter ve Değer Eğitimi Nedir?

Yani şimdi gelelim bu işin karakter ve değer eğitimi kısmına… Genelde böyle bir şeyden bahsederken hemen öğretici ve sağlamcı bir ton takınıyor insanlar. “Vallahi karakterin sağlam olacak, yoksa kimse seni anlamaz!” falan diyorlar. Evet, ama bu cümlelerin içinde biraz zorlamacı bir hava var. Karakter, sırf yetişkinlerin yazdığı kitaplarla ya da ağır cümlelerle öğretilemez. Gelişen bu değerler, aslında gündelik hayattan çıkıyor.

Düşünsene… Bir gün sabah işe giderken, kahve alacakken, seni tırmalayan biri var. Mesela bir parkta yürürken, bisikletini “abaza gibi” süren biri seni sıkıştırıyor. Evet, ne kadar moralin bozulsa da, o anki karakterin bir bakıma senin ahlaki temellere dayalı tutumunun bir sonucu değil mi? O an ne kadar yavaşlayıp ona yol vereceksin ya da hiç sesini çıkarmayacaksın, bunlar hep değerler ve karakter meselelerinin ta kendisi. O yüzden “karakter geliştirme” dediğimizde, aslında çok daha gündelik ve pratik bir iş var karşımızda.

Bunun en net örneği de bir gün iş yerinde yaşadığım olayda ortaya çıkmıştı. “Abi, bir dakika dur!” diye bağırarak müdürüm çok klasik bir ahlaki değerini savunmaya çalıştı. Herkes bir projeye odaklanmışken, o birden bana “Gel bakayım buraya!” dedi ve bana bir karışıklıkla ilgili mesaj attı. İçimden dedim ki: “Karakterim bozulmasın diye mi bu adamı da dinlemek zorundayım?” O an, aklıma gülerek ‘Bunu izlerken karakterim gelişiyor’ diye bir yazı yazmak geldi.

Peki, Değerler Nerede Başlar, Nerede Biter?

Ve işin aslında kritik kısmı burada başlıyor! Ahlak dediğimizde aslında günlük hayatta birbirimize yansıttığımız her bir tavır, her bir söylem ya da hareket devreye giriyor. Yani, bazen karakter dediğimiz şey, çok derinlemesine açıklamalarla değil, küçük ama etkili davranışlarla şekillenir. Değerlerin temeli de burada atılır. Yani, diyelim ki…

Biri size kötü davranıp, “Hayır, sen buna layık değilsin!” dediğinde, siz “Düşünme, sadece gülümse!” diyorsunuz.

Ya da bir arkadaşınız zor durumda kaldığında, ona “Yanındayım” demekle, gerçekten yanında oluyorsunuz.

Bu küçük hareketler değerler sistemini oluşturur ve karakterinizi inşa eder. Ama bazen bu durum biraz beyin fırtınası gerektiriyor. Hatta bazen kendime “Kendi ahlaki değerimi bile unutmuşken, nasıl dünyaya karakter eğitimi verebilirim?” diyorum. O yüzden yazıda şunu unutmayalım: Ahlak ve değerler, küçük ve büyük her durumda bizi gerçekten biz yapan şeylerdir. Onlar bizim ruhumuzu, karakterimizi şekillendirir.

Sonuç: Ahlak, Karakter ve Değerler, Tabii Ama Düşünerek!

İzmir’de yazı yazarken çok farklı karakterlerle karşılaşıyorum. Kimiyle sabah 6’da koşuyorum, kimiyle akşam 12’de kahve içiyorum ve bazen ahkâm kesmek yerine gülüp geçiyorum. Ama işte her durumda, ahlaki değerlerin ve karakterin, aslında gündelik yaşantıda ne kadar büyük bir etkisi olduğunu fark ediyorum. Ahlak, karakter ve değerler, aslında yaşarken fark etmediğimiz ama sürekli bizimle olan bir şey. Yani bir bakıma yaşamın en eğlenceli yanları bunlardır!

Son olarak… Biri birine moral verirken, aslında karakterini geliştiriyordur. Ve işte bu yüzden, sürekli gelişen bir ahlaki sistem içinde yaşamaya çalışıyoruz. Hem de bolca gülerek!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş