İçeriğe geç

Hallacı Mansur Bektaşi mi ?

Hallacı Mansur Bektaşi Mi?

Hallacı Mansur… İsmini duyduğunda birçok insanın aklına gelen şeyler arasında, mistik bir yaşam, derin bir aşk ve tabii ki “Enel Hakk” (Ben Hakk’ım) sözü yer alır. Ancak bir başka tartışma konusu da var: Hallacı Mansur gerçekten Bektaşi mi? Herkesin doğru bildiği yanlışlar arasında yer alan bu soruya farklı açılardan bakmak, sadece tarihi bir figürü değil, aynı zamanda felsefi bir düşünceyi de anlamamıza yardımcı olur.

Bugün, bu konuda farklı bakış açılarını bir araya getirecek, hem erkeklerin veri odaklı, objektif bakışını hem de kadınların daha duygusal ve toplumsal etkilerle harmanlanmış bakışını inceleyeceğiz. Ama önce, Hallacı Mansur’un kim olduğuna biraz daha yakından bakalım.

Hallacı Mansur: Kimdir Bu Figür?

Hallacı Mansur, 9. yüzyılda yaşamış bir İslam mutasavvıfıdır. En bilinen sözü “Enel Hakk” (Ben Hakk’ım) olduğu için genellikle bu sözle hatırlanır. Bu söz, onun Tanrı’yla birliğini ve içsel keşfini simgeler. Ancak, bu açıklamalar, onu anlamaya yetmez. Felsefi bakış açısıyla Hallacı Mansur, aşkı ve ilahi bilgiyi insanla buluşturma yolunda ölüme kadar gitmiş bir figürdür.

Peki, peki, o zaman bu kadar derin bir karakterin Bektaşiyle nasıl bir ilişkisi olabilir? Bektaşi öğretilerini tam olarak kimler benimsemişti? Mansur, Bektaşi bir düşünür müydü, yoksa tamamen farklı bir yolda mı yürüyordu?

Erkeklerin Bakış Açısı: Objektif ve Veri Odaklı Bir Değerlendirme

Erkeklerin, bu tür tartışmalara yaklaşımı genellikle daha veri odaklı ve analitik olur. Bu bakış açısıyla, Hallacı Mansur’un Bektaşi olup olmadığı meselesi, tarihsel veriler, öğretiler ve gelenekler ışığında incelenebilir. Birçok erkek tarihçi, bu soruyu cevaplamak için daha somut verilere başvurur. Bektaşilik, aslında Osmanlı İmparatorluğu’nda kurumsallaşmış ve sonrasında Anadolu’daki halkla daha yakın ilişkiler kurmuş bir tarikat olarak kabul edilir. Bu yüzden Hallacı Mansur’un Bektaşi olup olmadığını belirlemek için, onun yaşamının ve öğretilerinin daha çok teorik ve dini bağlamda değerlendirilmesi gerekir.

Erkekler, Hallacı Mansur’un öğretilerinin Bektaşilik ile örtüşüp örtüşmediğini sorar. Örneğin, Bektaşilikte “her şeyde Tanrı’yı görmek” anlayışı ve “yolun doğru olması” gibi prensipler, Hallacı Mansur’un düşünceleriyle bir örtüşme gösteriyor gibi görünebilir. Ancak, tarihsel veriler de şunu söyler: Hallacı Mansur’un öğretileri, İslam’ın daha katı kurallarıyla da çelişen ve toplumu rahatsız eden bir noktaya ulaşmıştı.

Halk arasında, Hallacı Mansur’un Bektaşi olduğu düşüncesi zamanla yerleşmiş olsa da, daha çok bir tasavvuf düşünürü ve mutasavvıf olarak kabul edilmiştir. Bu da, onun Bektaşi düşüncesiyle doğrudan bağlantılı olmadığı anlamına gelebilir. Erkeklerin bu konuda daha nesnel bir değerlendirme yaparak, Hallacı Mansur’un öğretilerini ve Bektaşi anlayışını birbirinden ayırması, genellikle yapılan yanlış bir genelleme olduğunu gösteriyor.

Kadınların Bakış Açısı: Duygusal ve Toplumsal Etkilerle Yorumlama

Kadınlar ise, bu tür figürlere yaklaşırken daha çok toplumsal etkiler ve duygusal bağlamlar üzerinden bir değerlendirme yapabilirler. Hallacı Mansur’un hayatına ve söylemlerine bakıldığında, onun aşkı, insanları Tanrı’yla buluşturma arayışı ve ölümü göze alışı, kadınların gözünde oldukça derin bir anlam taşır. Onun öğretileri, yalnızca bir dinî perspektife değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, kadın hakları ve insanlık adına daha özgürlükçü bir anlayışa da yol açabilir.

Kadınlar için Hallacı Mansur’un “Enel Hakk” sözünü söylemesinin ardındaki anlam, sadece bir metafiziksel birliğin ötesine geçer. Bu sözü, bir kadın olarak toplumda var olma, özgürlük ve eşitlik arayışını simgeleyen bir anlamda da yorumlayabiliriz. Mansur, aslında bireysel benliği aşarak, toplumsal sınırları yıkan bir figürdür. Bu, kadınların tarihsel olarak sıkça maruz kaldığı sosyal ve kültürel baskıları aşma arayışını simgeler. Hallacı Mansur’un ilahi birliğini, toplumsal eşitlik bağlamında ele alırsak, onun hayatı bir bakıma hem kadınlar hem de toplumsal adalet mücadelesi için bir sembol haline gelir.

Kadınların bakış açısına göre, Hallacı Mansur’un öğretileri, Bektaşi düşüncesine yakın olabilir. Çünkü Bektaşilik, aslında toplumsal eşitliği savunmuş ve özellikle kadınların toplum içindeki rolünü güçlendirmeye çalışan bir düşünce yapısına sahiptir. Hallacı Mansur’un öldürülmesi, kadının ya da halkın özgürlüğü için yapılan bir fedakârlık olarak da algılanabilir.

Sonuç: Hallacı Mansur Bektaşi Mi?

Peki, Hallacı Mansur Bektaşi mi? Erkeklerin daha tarihsel ve veri odaklı bakış açıları, onun doğrudan bir Bektaşi figürü olmadığına işaret ederken, kadınlar için ise Hallacı Mansur’un özgürlükçü ve toplumsal eşitliği savunan öğretileri, Bektaşi düşüncesiyle yakın bir ilişki kurmasına olanak tanıyabilir.

Sonuç olarak, Hallacı Mansur’un kimliği ve öğretileri, hem tarihsel hem de duygusal olarak çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Belki de doğru soru, “Hallacı Mansur’un hangi yönü, toplumun farklı kesimlerinde daha çok yankı buldu?” olacaktır. Düşüncelerinizi bizimle paylaşın, sizce Hallacı Mansur’un öğretilerinin en güçlü yanı neydi?

14 Yorum

  1. Nida Nida

    Konuya giriş sempatik, sadece birkaç teknik ifade fazla duruyor. Kendi deneyimimden yola çıkarsam şöyle diyebilirim: Hallac ı Mansur kimdir? Hallâc-ı Mansûr hakkında Ekşi Sözlük’te doğrudan bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak, genel olarak Hallâc-ı Mansûr ile ilgili bazı bilgiler şunlardır: Hallâc-ı Mansûr , tam adıyla Ebû’l-Muğît Huseyn Manṣûr el-Ḥallâc, Fars kökenli spiritüalist yazar ve mistik şairdir. 858 yılında İran’ın Tûr köyünde doğmuş ve 922 yılında Bağdat’ta idam edilmiştir. Tasavvufi görüşleri arasında, aşkın elem ve azap olarak görülmesi ve sevgilinin uğruna en acı ıstırabı göze almak gerektiği düşüncesi yer alır. Ayrıca, nûr-ı Muhammedî (hakîkat-i Muhammediyye) fikrine de sahiptir.

    • admin admin

      Nida! Değerli yorumlarınız, yazıya metodolojik bir sistem kazandırdı ve bütünlüğünü sağladı.

  2. Buz Buz

    Giriş rakipsiz olmasa da konuya dair iyi bir hazırlık sunuyor. Bu yazıdan sonra aklımda kalan kısa nokta: Hallacı Mansur ne dedi? Hallacı Mansur’un cehennemle ilgili bazı sözleri şunlardır: Hallacı Mansur, bu sözleriyle imanın derecelerine ve kalbi imana dikkat çekerek konunun tasavvufi yanını vurgulamıştır. Hallacı Mansur, 922 yılında “En-el Hak” sözü nedeniyle Allah’a şirk koşmakla suçlanarak idam edilmiştir. “Cehennem acı çektiğimiz yer değil, bilakis acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.” “Bu dünyayı cehenneme çevirenler cennete gitmek ister. Hallacı Mansur kimdir? Hallacı Mansur destanı hakkında bilgi bulunamadı.

    • admin admin

      Buz!

      Teşekkür ederim, görüşleriniz yazının mesajını netleştirdi.

  3. Çiğdem Çiğdem

    Girişi okurken sıkılmıyorsunuz, yine de çok akılda kalıcı değil. Bu kısım bana şunu düşündürdü: Hallacı Mansur nasıl öldü? Hallacı Mansur, 922 tarihinde Bağdat’ta idam edilmiştir . İdamının sebebi olarak, “enelhak” (ben Hakk’ım) ifadesi gösterilmiştir. Bu ifade, Allah ile olan derin birliği ve tevhidi anlatmak için kullanılmış, ancak dönemin İslami otoriteleri tarafından küfür olarak kabul edilmiştir. Hallac mansur kimdir? Hallâc-ı Mansûr’un hikayesi şu şekilde özetlenebilir: Doğum ve İlk Gençlik Yılları : Hallâc-ı Mansûr, 244/858 yılında İran’ın Beyzâ şehrinin Tûr bölgesinde doğdu. İlk gençlik yıllarını dinî tahsille geçirdi ve 12 yaşında Vâsıt’ta hafızlığını tamamladı.

    • admin admin

      Çiğdem! Kıymetli yorumlarınız sayesinde yazının kapsamı genişledi, içerik daha çok yönlü hale geldi.

  4. Naz Naz

    Giriş sakin bir anlatımla ilerliyor, ancak biraz renksiz kalmış. Kısaca ek bir fikir sunayım: Hallac-ı Mansur, Bektaşi değildir . Hallacı Mansur’un cehennemle ilgili bazı sözleri şunlardır: Hallacı Mansur, bu sözleriyle imanın derecelerine ve kalbi imana dikkat çekerek konunun tasavvufi yanını vurgulamıştır. Hallacı Mansur, 922 yılında “En-el Hak” sözü nedeniyle Allah’a şirk koşmakla suçlanarak idam edilmiştir. “Cehennem acı çektiğimiz yer değil, bilakis acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.” “Bu dünyayı cehenneme çevirenler cennete gitmek ister.

    • admin admin

      Naz! Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazıya farklı bir boyut kattı ve onu özgünleştirdi.

  5. Cansu Cansu

    Başlangıç cümleleri yerli yerinde, ama bazı ifadeler tekrar etmiş. Bunu okurken not aldığım kısa bir ayrıntı var: Hallaci Mansur neden idam edildi? Hallacı Mansur, tasavvufi görüşleri ve özellikle “Enel Hak” (Ben Tanrıyım) ifadesi nedeniyle idam edilmiştir. 922 yılında Abbasi Halifesi el-Muktedir’in emriyle tutuklanan Hallacı Mansur, Bağdat’ta yargılanmış ve mahkeme tarafından suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırılmıştır. İdamının diğer nedenleri arasında: Ancak, idam kararının dini olmaktan çok siyasi bir karar olduğu ve büyük bir üne sahip olması, çevresinde çok sayıda mürit toplaması gibi nedenlerle alındığı da belirtilmektedir.

    • admin admin

      Cansu! Kıymetli katkınız, yazının temel yapısını güçlendirdi ve daha bütünlüklü bir içerik sundu.

  6. Gizem Tura Gizem Tura

    Hallacı Mansur Bektaşi mi ? anlatımı sade ve öğretici, fakat özgün çıkarımlar sınırlı. Anlatım ilerledikçe Hallac ı Mansur kimdir? Hallâc-ı Mansûr hakkında Ekşi Sözlük’te doğrudan bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak, genel olarak Hallâc-ı Mansûr ile ilgili bazı bilgiler şunlardır: Hallâc-ı Mansûr , tam adıyla Ebû’l-Muğît Huseyn Manṣûr el-Ḥallâc, Fars kökenli spiritüalist yazar ve mistik şairdir. 858 yılında İran’ın Tûr köyünde doğmuş ve 922 yılında Bağdat’ta idam edilmiştir. Tasavvufi görüşleri arasında, aşkın elem ve azap olarak görülmesi ve sevgilinin uğruna en acı ıstırabı göze almak gerektiği düşüncesi yer alır. Ayrıca, nûr-ı Muhammedî (hakîkat-i Muhammediyye) fikrine de sahiptir.

    • admin admin

      Gizem Tura!

      Fikirleriniz yazının anlamını netleştirdi.

  7. Yasin Yasin

    Hallacı Mansur Bektaşi mi ? hakkında yazılan ilk bölüm akıcı, ama bir miktar kısa tutulmuş. Bir iki örnek düşününce aklıma şu geliyor: Hallac Mansur ne zaman öldü? Hallac-ı Mansur , 858 yılında İran’da doğmuş ve 922 yılında aynı ülkede idam edilmiştir. Döneminde yaşadığı bazı olaylar şunlardır: Tasavvufi Faaliyetler : Bağdat, Basra, Tüster gibi yerlerde tasavvufi sohbetlere katılmış, vaazlar vermiş ve eserler yazmıştır. Hac Seferleri : Üç kez hacca gitmiş, ikinci hacdan sonra 400 müridiyle birlikte Mekke’ye gitmiş ve burada halkı Allah yoluna davet etmiştir.

    • admin admin

      Yasin!

      Fikirleriniz yazıya denge kattı.

Çiğdem için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş